Menu

KRONİK KARIN AĞRILARI

Karın bölgesi vücutta akut ve kronik ağrı yakınmalarının en sık olduğu yerlerden birisidir. Abdominal bölgede ortaya çıkan ağrı karın boşluğundaki organlardan kaynaklanabilir veya başka bölgelerdeki bozuklukların yansıması olabilir. Abdominal bölgeye yansıyan ağrılar, en çok omurga, pelvis veya toraks kaynaklıdır. Ayrıca kursun zehirlenmesi, porfiri, abdominal epilepsi ağrıları gibi metabolik kaynaklı ağrılar da olabilir. Akciğerin alt bölgelerini tutan lober pnömonilerde de abdominal bölgede yansıyan ağrı görülür. Karın bölgesinde sik olmamakla beraber psikiyatrik kökenli ağrılar da bulunabilir.

Karın ağrısının özellikleri: Vücudun diğer bölgelerinden farklı olarak abdominal organların sensoryal sistemleri çok gelişmemiştir. Değişik uyaranların farklı organlarda oluşturduğu ağrılar, benzer özellikler sergiler. Bu nedenle, ancak dikkatli bir anamnez ile ortaya konan ağrıya ait bazı özel tanımlamalar doğru tanıya ulaştırır.

Derin ağrı abdominal bölgede daha sık karşılaşılan bir durumdur ve kronik abdominal ağrı olarak da tanımlanır. Daha nadir karşılaşılan karin duvarı ağrıları yüzeysel ve keskin olup, genellikle epigastrik bölgede ksifoid üzeri veya kosta sınırında lokalizedir. Hareket veya dokunmayla artar. Böyle bir ağrı yakınmasının en sik rastlanan nedeni kostokondritdir ve uygun antiinflamatuar tedaviye, intra-artiküler enjeksiyonlara yanıt verir. Karın bölgesindeki dermatomlara uyan, bant tarzındaki ağrılar genellikle radiküler kökenlidir ve dejeneratif diskler, vertebra korpusundaki çökmeler, spinal kord tümörlerine bağlı bası, veya herpetik lezyonlar sonucu olabilir. Yeni iyileşmiş bir insizyon bölgesindeki keskin, yanıcı ağrı cerrahi girişim sonucu sinir irritasyonuna, iyileşme dokusu tarafından sinirin sıkıştırılmasına veya nöroma oluşumuyla iyileşmeye bağlı olabilir.

Karın duvarından kaynaklanan ağrı, uygun interkostal veya paravertebral sinir bloğuyla teşhis ve tedavi edilebilir. Rektum, sigmoid, mesane ve reprodüktif organlar dışında tüm karın içi organları çölyak pleksus innerve eder; bu nedenle karin duvarı veya genitoüriner sistem ağrısını diğer abdominal organların ağrısından ayırt etmede çölyak pleksus bloğu çoğunlukla yardımcı olur. Tüm batına yayılan ağrılarda; ilk akla gelen akut veya kronik peritonittir. Peritonit etyolojisi bakteriyel enfeksiyona, tüberküloza, fungal enfeksiyona, parazitik hastalıklara, granülamatöz peritonite bağlı olabilir. Ayrıca mezotelyoma gibi yaygın batin kanserleri, vaskülit, Henoch-Schönlein purpurasi, eozinofilik peritonit, Whipple hastalığı, sklerozan peritonit, gastroenterokolitis, kronik ülseratif kolit, dizanteri, spinal kord hasarı, brusellozis, akut romatoid ateş, orak hücre anemisi, zehirlenme gibi hastalıklardan da peritonit gelişebilir. Kadın ve çocuklarda daha sik olarak çevresel ve psikolojik unsurlara bağlı olarak da yaygın karin ağrıları oluşabilir. Bu tip ağrılar periumblikal yerleşimli de olabilir. Selim Kronik Karın Ağrısı Sendromları ve Tedavileri

1.Kaburga sendromu

Kaburga sendromu kimi zaman akut alevlenmelerle seyreden alt batin bölgesinden kasıklara vuran on birinci ya da on ikinci kaburga ya da her ikisinden kaynaklanan kronik ağrı durumudur. Kaburga sendromu kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür (4/1) , genellikle 20 ile 40 yas arasında ortaya çıkar. Sıklıkla bir travma anamnezi olmamasına karşın, hamilelik sırasında başlayabilir. ağrı, keskin veya künt ağrı şekilde ya da her iki şekilde ortaya çıkabilir; keskin ve batma tarzında başlayan ağrı daha sonra künt ağrı olarak devam edebilir.

Fizik muayenede etkilenen kaburgalarda hassasiyet ve palpasyonla ağrı ortaya çıkmaktadır. Diagnostik bulgu olmamasına karşın toraksin radyolojik incelemesi, IVP ve spinal radyolojik tetkikler diğer nedenleri elemek için yararlı olabilir. Antidepresan ilaçlar, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, ağrının şiddetine göre zayıf ve güçlü opioidler ile kombine nörolitik interkostal sinir blokları, interkostal sinirlerin radyofrekans termokoagülasyon ile nörolizi; gereğinde cerrahi olarak kaburga eksizyonu uygulanabilir.

 

2.Abdominal kutanöz sinir entrapman sendromu

Bu durum, kutanöz sinirin kas tabakaları arasında sıklıkla rektus fasyasına ya da postoperatif nedbe dokusuna sıkışıp batin duvarında segmental ağrı oluşturması ile ortaya çıkar. ağrı genellikle tek dermatomla sinirlidir ve batin duvarının tek tarafı tutulur.

Aralıklı başlayan, daha sonra devamlı hal alan, karin duvarında keskin, yanıcı nitelikte ağrı karakteristik olarak duyarlı bölgeye bası uygulanması ile oluşur. Sinir eğer rektus fasyasina sıkışmışsa, ağrı ancak batin duvarının gerilmesi (örneğin; başın yukarı kaldırılması ya da boynun gerilmesi) ile ortaya çıkar.

Medikal tedavide trisiklik antidepresanlar, antipsikotik ilaçlar, antiepileptik ilaçlar ile analjezikler kullanılabilir. Trigger bölgeye lokal anestezik enjeksiyonu ile hemen ağrı giderilebilir. gereğinde ardışık trigger nokta enjeksiyonu ve depo steroid enjeksiyonu uygulanabilir.

  1. Ailevi Akdeniz ateşi

Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve daha çok İspanyol Yahudileri, Ermeniler ve Araplarda görülen nedeni bilinmeyen peritoneal ve plevral kaviteden kaynaklanan bu tabloda ağrı batin ya da göğüse yayılır. Klasik özellikleri, akut periyodik ateşli epizodlar ve buna eslik eden peritonit, plevrit, sinovit veya erizipel benzeri eritematöz oluşumlardır. Her iki cinsiyeti de tutar. Genellikle 20 yasından önce ortaya çıkar.

Genetik özellikte olup otozomol resesif geçiş göstermektedir. En sik görülen başlangıç bulgusu abdominal ağrıdır; ağrı hafif batin rahatsızlığı ile orta derecede preksiden, tahta sertliğinde rijiditeye kadar olabilir; peristaltizm azalması ya da kaybı görülebilir, kusma bulunabilir. Ataklar 48 saat içinde herhangi bir bulgu olmadan kaybolabilir. Plevral ataklar, peritoneal özellikte olup çok sik görülmez ya da abdominal ağrıdan önce veya sonra gelişir ve geçici plevral efüzyon oluşabilir. Ataklar çeşitli sıklıkta görülebilir. Hastalığın seyri sırasında erizipel benzeri eritem bulguları uyluk ve kalçada, bacaklarda, ayağın dorsal yüzeyinde görülür. Ataklara tipik olarak ateş, bazen miyalji eslik eder. Egzersiz, emosyonal değişimler, menstruasyon, yağlı yiyecekler, soğuk gibi ağrıyı arttırıcı faktörler bildirilmiştir. Kolsisinin atakları seyreltmesine karsın, hastayı yalnızca ağır analjezikler rahatlatmaktadır.          Bu hastalarda, özellikle nefropatik kaynaklı amiloidoz en sık ölüm nedenidir. Amiloidozun ortaya çıkması çoğunlukla ırka ve coğrafi özelliklere bağlıdır ve ortaya çıktığı zaman genellikle kırk yasından önce hastalar kaybedilebilirler. ağır vakalarda is hayatında kesintiler olur. Amiloidoz gelişmezse fiziksel yetersizlik gelişmez.

Tedavisi kolişisindir.Tedavi sürecinde hastalara trisiklik antidepresanlar ve basit orta etkili analjezikler ile destek olunabilir.

  1. Abdominal migren

Abdominal migren tekrarlayıcı batin ağrısı ve/veya kusma ataklarının tipik migrene eslik etmesi ya da onun yerine ortaya çıkması ile karakterizedir. Kaynaklandığı sistem bilinmemektedir. Otonomik diensefalik merkezde vazospazm öne sürülmüştür.

Ağrı genellikle epigastrik ya da umblikal bölgede, yaygın yanma seklinde ve değişik şiddette olabilmektedir. Hastalığın safra tası, peptik ülser, porfiri, irritabl mide sendromu gibi hastalıklar ile ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Ağrı birkaç saatte uykuyla sonlanır ve sıklıkla bulantı kusma, büyük oranda da sadece kusma ağrıya eslik eder.

Tedavide atakların sıklığına göre ,koruyucu tedavi olarak antidepresan ilaçlar,kognitif yöntemler;kriz sırasında ağrının siddetine göre nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar veya zayıf etkili opioidler kullanılabilir.

 

Habis Karın Ağrısı Sendromları ve Tedavileri

Habis tümörlere bağlı karin ağrısı sendromlari dendiğinde çoğu kez karin içi organlarda oluşan kanserlerin meydana getirdiği karin ağrısı kastedilmektedir.

Özofagus kanseri

Genellikle ön plandaki yakınma ağrı olmamakla birlikte, hastalarda ösofagusun üst bölgesindeki skuamöz epitelin ya da alt bölgesindeki mukozanin malign transformasyonuna bağlı gelişen Ağrı şikayetleri görülür. Kanser, özofagusu geçtiğinde; retrosternal sürekli Ağrı ve disfaji oluşur ve Ağrı sırta yansıyabilir. Lokal invazyona bağlı metastazlar ve bu metastazlara bağlı ağrılar olabilir. Tedavide öncelikle dünya sağlık teşkilatının öngördüğü basamak tedavisi uygulanır. Oral beslenemeyen hastalara parenteral analjezik uygulan imi uygundur.

Kolon kanseri

Tanı koyulduktan sonra Ağrı kısa sürer ve tümörün cerrahi olarak çıkartılmasından sonra tamamen kaybolur. Fakat daha sonra metastazlara bağlı Ağrı gelişebilir. Hastada kalın bağırsakta malignite gelişimine bağlı alt batin ya da perineal Ağrı gelişir. Ağrı makatta baskı, itilme tarzında tenezm seklinde olabilir. Lokal invazyon sik görülür. Ağrı sıklıkla obstrüksiyona bağlı kolon distansiyonundan kaynaklanır. Seyrek olarak Ağrı kolon duvarının erozyonuna ve periton tutulumuna bağlı olarak gelişebilir. Hastalık kontrol altına alınmazsa kalıcı ve ilerleyicidir. Tedavide öncelikle dünya sağlık teşkilatının öngördüğü basamak tedavisi,gereğinde ağrının karakterine göre impar ganglion nörolitik bloğu veya hipogastrik nörolitik blok ve veya spinal opioidler önerilir.

Mide kanseri

Hastalar kasektik ve tamamen düşkün duruma gelebilirler. Üst batin bölgesinde midedeki neoplaziye bağlı gelişen devamlı Ağrı bulunur. Ağrı künt Ağrı ile antasidlere yanıtsız ülser ağrısı arasında çeşitlilik gösterir. Karaciğer ya da akciğer metastazlarına bağlı ağrılar ya da kemik metastazlarına bağlı kemik ağrıları da oluşabilir.

Tedavide oral analjezikler, çölyak pleksus blokaji, splanknik sinir blokaji, epidural, spinal implantasyon teknikleri uygulanır.

Pankreas kanseri

Pankreasın kanserlerinde üst batin bölgesi, orta ya da paraumblikal bölgede kronik Ağrı ya da rahatsızlık duygusu ortaya çıkar. Ağrı künt ağrıdan, ileri dönemlerde sırta yayılan şiddetli ağrıya kadar değişir. şiddetli ağrının analjeziklerle de giderilmesi güçtür. Ağrı batini çepeçevre sarıp omuza vurabilir, öne eğilmekle azalır.

Pankreas kanserine bağlı Ağrı şikayeti olan hastalar çölyak pleksus blokajindan büyük fayda görürler. Hastalara oral analjezikler, ileri dönemde epidural, spinal implantasyon ile analjezi sağlanabilir.

Comments are closed.