Menu

ROMATİZMAL HASTALIKLARDA AĞRI

Romatizmal hastalıklar, özellikle lokomotor sistemde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlanması yapan ve bazen iç organlarda da bozukluklara neden olan, vücuttaki doku ve organların çoğunu tutan sistemik hastalıklardır. En çok tutulan organlar; eklemler ve yumuşak dokulardır (deri, deri altı dokusu, bursalar, tendonlar, tendon kılıfları ve ligamentler).

Romatizmal hastalıklar yerleştikleri dokulara göre 4’e ayrılır:

1 Eklem romatizmaları

2.Yumuşak doku romatizmaları

3 İç organların romatizmaları

4 Bunların birlikte olduğu “karışık” tipler

Romatizmal hastalıkların hem en sık görülen hem de en önemli olanları yumuşak doku romatizmaları, artroz (kireçlenme), romatoid artrit, ankilozan spondilit, kollajen hastalıklar (SLE gibi), akut eklem romatizması ve guttur.

Romatizmal Hastalıklarda Ağrının Özellikleri

Ağrı, romatizmal sistem hastalıklarının çoğunda en önemli semptomdur. Subjektif bir semptom olduğundan doğru değerlendirebilmek için ağrının çeşitli özelliklerinin belirlenmesi gerekir. Bu amaçla hastaya mutlaka ağrının lokalizasyonu, ne zaman başladığı, başlangıcının ani ya da tedricen oluşu, sürekli mi yoksa zaman zaman mı ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü, analjezik ve antiinflamatuar ilaçlara yanıtı, şiddeti ve şiddetini arttıran faktörler gibi sorular sorulmalıdır. Özellikle ağrının hareketle ilişkisi önem taşır. Genellikle iltihabi eklem ve kas hastalıklarında ağrı hem istirahatta vardır, hem de hareketle daha çok artabilir. Dejeneratif eklem hastalığında (osteoartroz) ise istirahatta ağrı pek yoktur, ancak hasta hareket ederken ortaya çıkar.

Ağrı olan bölgede bir değişikliğin olup olmadığı da sorgulanmalıdır. Ağrı sırasında deri renginde değişiklik (morarma, döküntü), ısı artışı, eklem üzerinde veya çevresinde şişlik ve kızarıklık olup olmadığı ağrı yorumu açısından çok önemlidir. Ayrıca ağrıya eşlik eden, sistemik ateş, titreme, üşüme, zayıflama, depresyon, uyku bozuklukları gibi sistemik semptomların sorgulanması da önemlidir.

Lokomotor sistem ağrıları 3’e ayrılır:

  1. Lokal ağrılar: Artrit gibi lokomotor sistem yapılarının organik bozukluklarından kaynaklanan ve iyi lokalize edilen ağrılardır.
  2. Yayılan ağrılar: Bu ağrılar kas-kemik ilişkili ağrılar, radiküler ağrılar ve visseral kökenli ağrılar olmak üzere 3 tiptir. Yayılan ağrılar da lokal ağrılar gibi hasta tarafından iyi lokalize edilirler.
  3. Yaygın (diffüz) ağrılar: Psikojenik ağrılar ve fibromiyalji gibi lokomotor sistemin organik bozukluğuna bağlı olmayan ve iyi lokalize edilemeyen ağrılardır.

Romatizmal Hastalıklarda Ağrı Çeşitleri

Eklem Ağrıları (Artralji)

Ağrı artritlerin ana semptomudur. Nadiren ağrısız artropatiler de görülebilir (Charcot eklemi). Ağrı daha çok hasta olan eklemde görülür ve distale doğru yayılabilir. Eklem ağrılarının iki tipi vardır: 1 Mekanik ağrılar: Eklemin hareketi ile ortaya çıkar. İstirahatla azalır. 2 İltihabı ağrılar: Özellikle iltihaplı artritlerde ağrı, eklemin istirahatı sırasında da vardır ve hatta istirahatta artabilir; bazen hareketle biraz azalır. Ağrının özellikleri belirlendikten sonra klinik muayeneyle eklemin şişlik, sıcaklık artışı ve kızarıklık gibi diğer objektif bulgularının ortaya konması gerekir. Bu objektif bulgular saptanırsa bunun iltihabi veya dejeneratif olup olmadığını ayırabilmek gerekir. İltihabı eklem hastalıklarında eklem şiştir. Sinovyal sıvı artışı, sinovyal zarda hipertrofi, periartiküler ödem, eklem kapsülünde kalınlaşma olabilir. Eklem üzerinde kızarıklık ve ısı artışı vardır ve hareketler ağrılıdır. Dejeneratif eklem hastalığı olan osteoartrozda kıkırdak ve kemik hipertrofisi, yeni kemik oluşumları ve kemik irileşmeleri saptanır.

Yumuşak Doku Ağrıları

Tendonlar, tendon kılıfları, ligamentler, fasyalar, bursalar, eklem kapsülü ve derialtı dokusu gibi dokular eklem dışı yumuşak dokular adını alır ve bunların iltihabı ve dejeneratif değişiklikleri yumuşak doku romatizması başlığı altında toplanır. Bu dokuların patolojilerinde değişken şiddette, lokal, palpasyonla şiddeti artan ağrılar ortaya çıkar.

Kas Ağrıları (Miyalji)

Ağrı genellikle miyozitlerin en önemli semptomudur. Kas gücünde azalma ağrıya eşlik eder. Özellikle polimiyozitte ağrıyla birlikte yaygın kas zaafı bulunur. Miyozitlerden başka yumuşak doku romatizmalarında da kas tutulmalarına bağlı kas ağrıları ortaya çıkar. Bu ağrılara kasların yapışma yerlerindeki tendopati ağrıları da eklenir.

Kemik Ağrıları (Osteoalji)

Kemik hastalıklarının çoğunda hastalığın tipine göre değişen şiddette ağrılar bulunur. Kemik ağrıları genellikle geceleri ve mekanik aktiviteyle artar. Akut ağrılara örnek, kırık ve osteomiyelit; kronik ağrılara örnek, tüberküloz, osteosarkom, miyelom, osteomalazi ve Paget hastalığıdır. Romatizmal bir hastanın tek çeşit ağrı yerine birkaç çeşit ağrıyı birlikte hissetmesi mümkündür. Eklem, kas ve Yumuşak doku ağrıları aynı anda duyulabilir.

Romatizmal Hastalıklarda Ağrı Algoritması

Romatizmal hastalıkların en önemli özelliği, az sayıda ve çoğu benzer veya ortak olan belirti ve bulgularının oluşudur. Bunların başlıcaları ağrı ve artrittir. Anamnez ve fizik muayeneyle elde edilen bulgular dikkatle değerlendirilmelidir. En önemli bilgi hastalık sürecidir. Hastanın şikayetlerinin akut, kronik veya kronik süreçte tekrarlayıcı olup olmadığı çok önemli bir yön göstericidir. Eklem tutulması varsa tutulan eklemlerin sayısı ve eklem bulgularının özellikleri de tanı olasılıklarını birkaç hastalığa kadar indirebilir. Semptomları değerlendirmedeki düşünce akışnın hareket noktası ağrıdır. Ağrı ile eklemlerin semptomları ilişkilendirilerek şematik bir yaklaşım yapılabilir. Bu şema klinik tanıya ulaşmada önemli ölçüde kolaylık sağlamaktadır.

Lokomotor sistemde ağrıdan yakınan hastanın objektif bir artriti varsa yaklaşım bu artritin monoartiküler veya oligo-poliartiküler olup olmadığına göre farklı olmalıdır.

Monoartritler          Monoartiritler akut ya da kronik olabilir. Eğer bir monoartrit 6 haftadan kısa sürerse akut, 6 haftadan uzun süredir devam ediyorsa kronik olarak kabul edilir. Monoartritler geçici, tekrarlayıcı veya devamlı olabilir. Geçici monoartrit kendiliğinden veya tedavi ile düzelir ve bir daha tekrarlamaz. tekrarlayıcı monoartritte ise zaman zaman, aynı veya farklı bir eklemde ortaya çıkan akut artrit, bir süre sonra kendiliğinden düzelir. Çok defa monoartrit krizleri arasında hastanın hiç bir şikayeti yoktur. Ancak gut gibi bazı hastalıklarda zamanla kronik artrit tablosu gelişebilir.          Monoartritlerle başlayan ve seyreden başlıca hastalıklar; septik artrit, kristal artritleri (gut, yalancı gut) palindromik romatizma, tekrarlayan hidroartroz ve travmaya bağlı akut monoartrittir. Bunlardan başka romatoid artrit, seronegatif artritler (psoriatik artrit, Reiter sendromu, ankilozan spondilit), ailevi Akdeniz ateşi, Behçet hastalığı ve osteoartroz gibi diğer romatizmal hastalıkların başlangıçları da monoartiküler olabilir.

Oligo-poliartritler          Tutulan eklem sayısı 2-4 arasında ise oligoartrit, 4’ten çok ise poliartrit var demektir. Oligo-poliartritler sürelerine göre akut veya kronik, seyirlerine göre de geçici, tekrarlayıcı veya devamlı olabilirler. Oligoartritlerin akut geçici tipleri postinfeksiyöz artritler ile reaktif artritlerdir. Akut krizlerle tekrarlayan kronik oligo-poliartritlerin en önemlileri ise ailevi Akdeniz ateşi ve kristal artritlerdir. devamlı oligo-poliartritlerin prototipi ise romatoid artrittir. Bundan başka, başta psoriatik artrit olmak üzere diğer seronegatif artritler, sistemik lupus eritematozus, gut, Behçet hastalığı ve sarkoidoz da kronik poliartrit yapabilen diğer önemli hastalıklardır.

Periartiküler Ağrı Ve Şişlik

Hem bursalar, hem de tendon kılıflarının iç yüzünü sinovyal zar döşediğinden, eklemlerde oluşan değişiklikler bu yapılarda da görülebilir. Bunların şişliği eklem şişliği ile karışır. Ortak belirtileri ağrı ve hareket kısıtlanmasıdır.

Hastada objektif bir arterit yoksa ancak eklemde ağrı ve hareket kısıtlanması varsa en önemli nedeni osteoartrozdur. Eklem, çevresinde gelişen osteofitler nedeniyle irileşmiştir. Şişlik varmış gibidir. Hareketler çok ağrılıdır ve muayenede krepitasyon alınır. Yine özellikle eklemler çevresindeki bursitler, tendinit ve tenosinovitler de önemli ağrı nedenleridir.

Bölgesel Ağrılar

Ağrı nedeniyle hekime başvuran hastalar ağrıyı, hissettikleri bölgeye göre omuz ağrısı, kol ağrısı şeklinde ifade ederler. Bu nedenle ağrının bölgesel özelliklerinin ve hastalıklarla ilişkilerinin iyi bilinmesi gerekir.

Boyun Ağrısı

Basit ağrılar dışında karmaşık bir semptom olan boyun ağrısı, servikal yapılardaki bozukluklar ve hastalıklar ile servikal vertebra dışındaki nedenlerden kaynaklanır. Bu nedenlere ayrıntılı olarak ilgili bölümlerde değinilmiştir.

Boyunda ağrı yapan hastalıklar oluş nedenlerine göre 4’e ayrılır: 1.Spondiloz:Servikal vertebra eklemlerinin osteoartrozu ile intervertebral diskin dejenerasyonuna bağlı olarak ortaya çıkan nörolojik bozuklukları kapsayan bir sendromdur. Bu sendromun en önemli bulguları servikal sinirlerin kök basıları (radikülopati), medulla spinalis basıları (miyelopati), ve vertebrobaziler yetersizlik sendromudur.

2.Disk hastalıkları: Spondilodiskit ve servikal disk hernisi boyun ağrısına neden olan disk hastalıklarıdır. Spondilodiskit intervertebral diskin iltihabıdır. Servikal bölgede diğer bölgelerden daha seyrek olarak görülür. Romatolojik yönden önemi ankilozan spondilitte görülmesidir. Boyun hareketsizken bile şiddetli lokal ağrı vardır.

3.Travmalar: Boyun omurganın en çok hareket eden bölümü olduğundan travmalardan da kolaylıkla etkilenir. Bunun sonucunda da vertebralarda kayma ve kırıklar oluşabilir. Özellikle trafik kazalarında, arkadan çarpma sonucu başın aniden önce şiddetli fleksiyon ve arkasından ekstansiyon yapmasına bağlı olarak “kamçılanmaya benzer (whiplash) zedelenme” oluşur. Bu sırada da ligamentler, kaslar ve küçük sinirlerin zedelenmesi sonucunda uzun süren ağrılar gelişir.

4.Tümörler: Servikal vertebrada çesitli tümör metastazları ile multipl myeloma ait bulgular saptanabilir. Bu hastalarda istirahatta bile devam eden ağrı vardır. Özellikle servikal vertebralarda çökme fraktürü, pedikül kaybı veya osteoliz saptanması tümör metastazını akla getirmelidir.

Romatizmal Bel Ağrıları

Bel ağrısı vertebralar, intervertebral diskler, apofizer eklemler, sinir kökleri ile vertebra çevresindeki kaslar ve ligamentlerden kaynaklanır. Vertebra periostu, anulus fibrozus, paraspinal ligamentler, faset eklemlerin kapsülü, kaslar ve yapışma yerlerindeki duysal sinir uçlarının irritasyonu ile lokal ağrılar ortaya çıkar. Spinal ve visseral kökenli yansıyan ağrılar görülebilir. Ayrıca sinir köklerinde gerilme, şişme veya basıya bağlı olarak radiküler ağrı oluşur. Bel ağrısından yakınan hastada dikkatli bir anamnez büyük önem taşır. Ağrının yeri, yayılımı, süresi, sıklığı, şiddeti, ağrıya eşlik eden belirtiler, arttıran ve azaltan nedenler ayrıntılı olarak sorulmalıdır. Örneğin, istirahatla azalan ya da kaybolan, hareketle artan bel ağrısı mekanik ağrıyı düşündürürken; istirahatla geçmeyen, hatta biraz artan ve hareketle azalan ağrı inflamasyonu akla getirmelidir. Hastanın anamnezi alındıktan sonra ayrıntılı bir romatolojik muayene yapılarak saptanan bulgular değerlendirilmelidir. Akut bel ağrısından yakınanlarda genellikle anamnez ve muayene tanı koymada yeterlidir. Öncelikle hastanın postürü değerlendirilmelidir. Hasta soyunduktan sonra ayakta dururken sırt ve beli incelenir. Kifoz, skolyoz ve lordoz değişiklikleri belirlenir. Daha sonra öne, arkaya ve yanlara eğilme ile vertebralarda; vurmayla sakroiliyak eklemlerde ağrı olup olmadığı araştırılmalıdır. Dikkatli bir nörolojik muayene de mutlaka yapılmalıdır.

Ankilozan spondilit, bel ağrısına yol açan önemli bir romatolojik hastalıktır. Bel kemiğinin kronik, ilerleyici, iltihabı bir hastalığıdır. Hastaların büyük çoğunluğu genç erkeklerdir. 15-30 yaş arasında baslar. Ankilozan spondilitli hastaların %95’inde histokompatibilite antijeni HLA-B27’dir. Oysa normal popülasyonda HLA-B27 %10’dan azdır.

Hastalık ankilozla sonlanır. Sık olarak sakroiliak eklemlerden baslar. Daha sonra intervertebral faset eklemler tutulur. Belden boyuna doğru diskitis de görülür. Ankilozan spondilitte başlangıç sinsidir. Belin alt kısmında sabahları ortaya çıkan ağrı, belde rijidite vardır (sabah tutukluğu). Biraz hareketten sonra ağrı geçer ancak öğleden sonra tekrar baslar. Zamanla hem ağrı artar, hem de yukarılara, boyuna kadar çıkar. Önce bel, daha sonra da baş hareketleri gittikçe güçleşir. Muayenede lumbar lordozun düzleşmiş olduğu, fleksiyon yeteneğinin azaldığı görülür. Sakroiliak eklemler hassastır. hastalığın geç döneminde vertebra ankilozlaşabilir. Ankiloz tamamlanınca ağrı da hafifler, hatta kaybolur.

Ankilozan spondilit dışındaki seronegatif spondartritlerde de (Reiter hastalığı, ülseratif kolit, crohn hastalığı, Whipple hastalığı) vakaların bir bölümünde sakroileit ve spondilitten kaynaklanan bel ağrıları görülebilir. Bu grup hastalıklarla ankilozan spondilit arasında ilişki vardır. bazı ailelerde ailenin bir bireyinde ankilozan spondilit, diğerinde ise psöriatik arterit bulunabilir. Seronegatif spondartritlilerde de, ankilozan spondilitteki kadar olmasa da, HLA-B27 sıktır. Seronegatif spondartritlerde hastalık genellikle periferik eklemlerden başlar, sonra vertebral kolona atlar.

Osteitis deformans (Paget’in kemik hastalığı), 40 yaşını geçmiş kişilerde görülen seyrek bir kemik hastalığıdır. Erkeklerde daha sıktır. Fakat kadınlarda daha ağır seyreder. Bel ağrısından çok bel kemiğinde deformite yapan bu hastalıkta pelvis, tibia ve bel kemiğinde lezyonlar vardır. Bütün vertebraları ve pelvisi tutabildiği gibi, sadece bir iki vertebrayı da tutabilir. Bazen radyolojik bulgulara rağmen hastada herhangi bir yakınma bulunmayabilir. Spontan kırıklar oluşabilir. Paget hastalığının önemli bir komplikasyonu osteosarkomdur. ağrı şiddetlenip sürekli bir hal aldığında bu olasılık mutlaka düşünülmelidir.

Osteokondroz grubu hastalıklardan olan Scheuermann hastalığı (kyphosis dorsalis juvenilis) da bel ağrısı oluşturabilir. Dorsal vertebraların, bazen de lumbar vertebraların korpuslarının ön köşelerinde, kopma kırığına benzeyen, üçgen biçiminde küçük kemikler bulunur. Kemikleşme kusuru vardır. Kifoza, sırt ve bel ağrısına neden olur. Vaktinde farkına varılıp tedavi edilmediğinde kronikleşir, dorsal kifoz, lumbar hiperlordoz deformitesi oluşur.

Omuz Ağrıları

Omuz kavşağı, omuz eklemi (glenohumeral eklem), akromiyoklaviküler eklem ve sternoklavikuler eklemlerden oluşur. Bunlara skapulotorasik artikülasyon da katılır. Omuz hareketleri bu yapıların senkron ritmi ile oluşur. Omuz ağrısı ya doğrudan bu eklemlerin ve yapıların tutulmasına bağlı olabilir, ya da omuz dışındaki lezyonların ağrısı omuz bölgesine yayılabilir.

Ağrılı Omuz Kavsi Sendromu: Supraspinatus, infraspinatus, teres minör ve subskapularis kasları rotator cuff (manset) adı verilen yapıyı oluştururlar. Rotator cuff tendonları glenohumeral eklem kapsülünü manşon gibi sararak güçlendirirler. Ayrıca deltoid ve teres majör kasları da tendonları ile kapsülü sararak destekler. Bu iki kas grubu arasında da büyük bir bursa olan subakromiyal bursa yer alır. Özellikle kollar yukarıya kaldırılarak yapılan sporlarda (basketbol, tenis, yüzme) rotator cuff’ta devamlı sürtünme ve tahrişe bağlı olarak tendon yırtılması oluşabilir. Buna baskı (impingement) sendromu denir. Bu sendromda hasta kolunun 60-120 derece elevasyonu ve ekstansiyonunda ağrı duyar. Rotator kas manşetinin spesifik lezyonları, gençlerde direkt travma, düşme veya aşırı zorlanma; yaşlılarda ise dejenerasyon nedeniyle daha ufak travmalarla ortaya çıkan rotator cuff yırtıkları, özellikle kolunu ve omzunu sürekli kullanan (boyacı gibi) meslek gruplarında ileri yaşlarda dejenerasyona bağlı gelişen dejeneratif tendinit ve kalsifik tendinitler ve subakromiyal bursittir.

Omuz Artriti: Glenohumeral eklem romatoid artritte, ankilozan spondilitte sıklıkla tutulur. Akromiyoklaviküler ve sternoklaviküler arterit, akut omuz zedelenmelerinde, romatoid artritte, osteoartrozda, seronegatif artritlerde ve kristal artritlerinde görülebilir. Omuz ekleminde septik arterit ve osteoartroz ise seyrektir.

Bisipital Sendrom: Biseps kasının uzun başında oluşan tendinit, tenosinovit, tendon uzaması, kopması, kayması veya subluksasyonu sonucu oluşur. Özellikle dirsek fleksiyondayken artan ağrı görülür.

Adezif Kapsülit (Donmuş “Frozen” omuz): Eklem kapsülünde fibrozis ve kontraktürle seyreden inflamatuar bir hastalıktır. Eklemin tüm hareketleri kısıtlı ve ağrılıdır. Uzun süre hareketsiz kalmaya bağlı olarak gelişir. Omuz hareketleri giderek azaldığından donmuş omuz ismi verilmiştir.

Dirsek Ağrıları

Dirsekte 3 ayrı eklem vardır:

1.Humeroradial,

2.Humeroulnar,

3.Radioulnar eklemler.

Eklem dışı yumuşak dokular da bursalar, kaslar ile ligamentlerdir. Ayrıca medial sinir ve brakial arter de önemli yapılardır. Dirsek ağrıları bütün bu yapıların patolojilerinde ortaya çıkar.

Dirsek artriti: Ağrı dirsek eklemi artritinin en önemli belirtisidir. Başta romatoid arterit olmak üzere diğer tüm inflamatuar romatizmal hastalıklarda tutulabilir. ağrıyla birlikte dirseğin lateralinde şişlik ve eklem hareketlerinde kısıtlılık görülür.

Epikondilitler: Lateral epikondilit (tenisçi dirseği) dirsekte en sık görülen ağrı nedenidir. Özellikle tenis oynayanlarda 40-50 yaş arasında ortaya çıkar. Ağrı lateral epikondilde lokalizedir.

Medial epikondilit (golfçü dirseği) daha seyrek görülür ve ağrı daha hafiftir.
Bursitler: Dirsekteki bursaların inflamasyonuna bağlı bursitler gelişebilir. En sık tutulanı olekranon bursasıdır. Olekranon bursiti kristal artritlerinde ve romatoid artritte gelişir. Ağrı lokalizedir. Hareketlerde ağrı yoktur. Genellikle dirsek fleksiyondayken veya bir yere konduğunda ortaya çıkar. Olekranon bursasında travmatik ve septik bursitler de görülür. Epikondiler ve radiohumeral bursitler ise nadirdir.

 

 

El Bileği Ve Elde Ağrı

Arterit: El bileği ve el eklemleri başta romatoid arterit olmak üzere inflamatuar romatizmal hastalıkların hemen hepsinde tutulur. Zamanla çeşitli deformiteler de (elin deviasyonu, parmaklarda kuğu boynu ve zikzak deformiteleri gibi) gelişebilir.

Osteoartroz: Elin proksimal interfalengeal ve distal interfalengeal eklemlerindeki Heberden ve Bouchard nodülleri zaman zaman ağrıya neden olur. Elde özellikle 1. karpometakarpal eklem bölgesinin artrozu en sık görülen ağrı nedenidir. Baş parmak sürekli ekstansiyonda ve ağrılıdır.

Tenosinovitler: El ve el bileği kaslarının aşırı kullanılmasına bağlı olarak abduktor pollisis longus ve ekstansor pollisis brevis tendon kılıflarının kalınlaşması sonucunda De Quervain tenosinoviti gelişir. Hastalarda baş parmak kökünde çimdikleme ve kavrama hareketleri sırasında ağrı vardır. Romatoid artritte, psoriatik artritte, travma sonucu ve gebelik sırasında görülebilir. Finkelstein testi pozitiftir. Hasta baş parmağını avucunun içine alarak yumruk yapar ve bu pozisyonda ulnar tarafa doğru zorlu bir deviasyon yaptırılırsa şiddetli ağrı duyar.

Median sinirin başta romatoid arterit olmak üzere çeşitli nedenlerle (gebelik, akromegali, amiloidoz) karpal tünel içinde sıkışmasıyla karpal tünel sendromu oluşur. Bu sendromda el bileği ve ilk 3-4 parmakta ağrı, yanma, uyuşukluk ve aşırı duyarlılık saptanır. Zamanla elin tenar ve hipotenar kaslarında atrofi ve baş parmak hareketlerinde zayıflama ortaya çıkar.

Kalça Ağrısı

Kalça eklemi ile ilgili sorunlar ağrı ve yürüme zorluğu ile kendini belli eder. Kalça eklemi ağrısına koksalji denir. Kalça ağrısı doğrudan kalça eklemi ve kalça bölgesindeki yapılardan kaynaklanabildiği gibi vertebra ve karın içi organların ağrıları da kalçaya ve bacağa yayılabilir.

Osteoartroz: Kalça ekleminin artrozuna “koksartroz” denmektedir. Koksartroz çoğunlukla iki taraflıdır. Hastalarda istirahatla azalan veya kaybolan, ayakta kalma ve yürümeyle artan, daha çok kasıkta hissedilen, bazen uyluğun ön yüzüne ve dize yayılan ağrı vardır. Koksofemoral eklem lezyonunu ortaya çıkarmak için Fabere ve Fadir testleri yapılmalıdır. Radyografide eklem aralıgında daralma, asetabulumda skleroz, subkondral kistler, femur başında düzensizlik ve eklem kenarında osteofitler dikkat çeker. Zamanla eklem aralığı tamamen kapanabilir.

         İltihabı romatizmal hastalıklar: Romatoid arterit, ankilozan spondilit, Reiter sendromu ve psoriatik artritte koksofemoral eklem tutulabilir. Kalça ağrısı varlığında özellikle sakroiliyak eklemleri de tutan ankilozan spondilit akla getirilmelidir.

Femur başı aseptik nekrozu: Travmalar, orak hücre anemisi, SLE, uzun süreli kortikosteroid kullanımı gibi nedenlerle femur başında aseptik nekroz ortaya çıkabilir. Koksartroza benzer özellikleri olan ancak istirahatta da görülen ağrı vardır.

Bursitler: Travma, tekrarlayan küçük travmalar ve inflamatuar hastalıklardan kalça eklemi ile birlikte eklem çevresindeki bursalar da etkilenir. Kalça eklemi çevresindeki en önemli ağrı nedeni trokanterik bursittir. Ayrıca iliopsoas bursiti ile iskiogluteal bursitler de kalça ekleminin çeşitli hastalıklarına eşlik ederler.

Bunlardan başka kalça bölgesinde, tendinitler, tümörler, osteoporoz, osteomalazi, hiperparatiroidi, renal osteodistrofi, Paget hastalığı, refleks sempatik distrofi gibi nedenlere bağlı olarak da çeşitli ağrılar görülebilir.

Diz Ağrısı

Diz eklemi vücuttaki en büyük ve en geniş eklemdir. Hemen hemen her romatizmal hastalıkta tutulur. Diz ağrısı, dizdeki patolojik değişikliklerin en önemli semptomudur. Ağrı dizin kendisinden ve çevresindeki yapılardan kaynaklandığı gibi kalça eklemi ve lumbar vertebralardan da yayılabilir.

Osgood-Schlatter hastalığı: Kuadriseps femoris kasının patellayı kavrayarak yapıştığı tibianin önündeki tüberkülün bir traksiyon apofizitidir. Aşırı kullanmaya bağlı olarak 10-14 yaslarında ortaya çıkar. Özellikle hareket sırasında tüberkül üzerinde ağrı duyulur.

Sinding-Larsen-Johansson sendromu: Bu tablo da patella distalinde görülen bir traksiyon apofizitidir. Hareket sırasında patella distalinde ağrı vardır.

Bursitler: Diz etrafında çok sayıda bursa vardır. Bunların inflamasyonunda diz ağrılı ve şiştir. En önemlileri prepatellar bursa ve tibianin üst medialinde yer alan anserin bursasidir. Bursitin olduğu yerde ağrı, ıişlik ve kızarıklık görülür. Gastroknemius-semimembronozus bursasının şişi veya kapsül fitiklasmasi ile Baker kisti oluşur. Diz arkasındaki çukurda şişlik vardır. Bu kist ağrılıdır. Yırtılması halinde içindeki sıvı baldır kasları arasına yayılır. Hasta bu sırada çok şiddetli ağrı duyar. Baker kisti en çok romatoid arterit ve osteoartroz da oluşur.

Inflamatuar romatizmal hastalıklar: Diz eklemi başta romatoid arterit, psoriatik arterit, Reiter sendromu, akut eklem romatizması, ailevi Akdeniz ateşi, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit ve sistemik lupus eritematozus olmak üzere hemen tüm romatizmal hastalıklarda tutulabilir. Dizin septik artriti daha çok çocuklarda görülür. Şiddetli ağrı vardır. En küçük bir hareket dahi yapılamaz. Kronik infeksiyon hastalıkları içinde tüberküloz arterit en önemli olanıdır. Özellikle kronik diz monoartritinde ilk düşünülmesi gerekenlerin başında gelmektedir.

Osteoartroz: Diz osteoartrozun ortaya çıktığı en önemli eklemdir. Dizdeki osteoartroza gonartroz denir. En çok görülen şekli femorotibial artrozdur. Buna çok defa patellofemoral artroz da eşlik eder. Yürüme ağrılıdır, istirahatta ağrı azalır. Dizin pasif hareketlerinde krakman duyulur. Radyografilerde eklem aralığı daralmıştır, subkondral skleroz ve kenarlarda osteofitler oluşur. Bu tip artroz eklemin medialindedir. Bu yüzden zamanla “O bacak-genu varum”; eğer artroz lateralde ise “X bacak-genu valgum” meydana gelir. Gonartrozlu bir hasta yürürken eklem boşluguna bir kıkırdak ya da kemik parçası kopup düşerse hasta şiddetli ağrı ile basamaz ve düşer. Eklem faresi adı verilen bu kopan parça eklem boşluğunda yer değiştirir.

Ayak Ağrıları

Ayak ağrısından yakınan bir hasta belli bir bölgeyi lokalize edebiliyorsa şişlik olup olmadığı sorulmalıdır. Şislik yoksa tendinit, bursit, ayak kavsinin çökmesi veya osteoartroz düşünülmelidir. Eğer şişlik varsa tenosinovit, bursit veya arterit olabilir.

 

         Arterit: Ayak bileği, midtarsal eklemler, metatarsofalangeal eklemlerde arterit; ağrı ve şişliğe neden olur. Artrite tenosinovit de eşlik edebilir. Ayak eklemleri romatoid arterit, psoriatik arterit, Reiter sendromu, enteropatik artritler, gut, yalancı gut, ankilozan spondilit ve palindromik romatizma hastalıklarında tutulur.

 

Aşil tendonu bölgesindeki ağrılar: Aşil tendonunun yapışma yerinde ağrı, hassasiyet ve bazen de krepitasyon saptanırsa aşil tendiniti akla gelmelidir. Aşil tendiniti baldır kaslarını aşırı kullananlarda (bale yapanlar, sporcular) ve uygun olmayan ayakkabı giyenlerde ortaya çıkar. Aynı zaman da aşil tendonu romatoid nodül, tofüs ve ksantomların en çok yerleştiği yerlerden birisidir. Subtendinöz bursanın inflamasyonu ile ortaya çıkan aşil bursiti de topuğun arkasında şişlik ve ağrıya neden olan bir durumdur. Sık tekrarlayan travmalara bağlı olarak gelişir.

 

Ayak parmakları: Ayak parmaklarındaki çeşitli şekil bozuklukları da ağrıya neden olur. Bunların başlıcaları halluks valgus ve çekiç parmaktır. Inflamatuar romatizmal hastalıklarda ve gutta metatarsofalangeal eklemlerde artrite bağlı ağrı ve şişlik olabilir. Sudeck atrofisi travmalardan sonra metatarslarda osteoporoz ile ortaya çıkar. Bazen travma olmaksızın da gelişebilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir